DOLAR 18,5564 0.01%
EURO 18,2221 -0.14%
ALTIN 1.013,402,57
BIST %
BITCOIN 3628652,05%
Diyarbakır
32°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hazırladığı bitkisel karışımlarla yüzlerce insanın sağlığına kavuşmasını sağlayan Fitoterapist Sinan Akbalık Covid-19 illetini de öldüren bitki tedavisinin de olduğunu uzun zamandan beridir söylemekteydi. Uzun zaman yapılan söylemler bazı kesimler tarafından makul görülse de birçok kesim tarafından çokta dikkate alınmıyordu. Ta ki Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Durak’da Sİnan Akbalık gibi aksettirinceye kadar. Prof. Dr. İlker Durak, “Doğrudan doğruya virüsü öldüren bitkiler var. Bunlarla ilgili binlerce bilimsel çalışma var. Bunları insanlara kullandırmak lazım” dedi. Bu da Sinan Akbalık’ın Covid-19 ile mücadelesinde uyguladığı yöntemlerin doğruluğunun en bariz emaresi oldu.

Hayatının 30 yılını, bitkilerin; hastalıklara karşı etkilerini ve vücut direncine olan katkılarını araştırarak geçiren Prof. Dr. İlker Durak, salgın hastalıklara karşı bitkisel besinlerin daha fazla kullanılması gerektiğini söyledi. Durak, insanlık tarihi boyunca salgın hastalıkların olduğunun ve bu tür hastalıklarla mücadele için bitkisel besinlerden yardım alındığına dikkati çekti.


“Savunma sisteminin güçlü tutulması için özel tedbirlerin alınması lazım”
Prof.Dr. İlker Durak, bitkisel besinlerin hastalıkla mücadele tarihinin çok eski olduğunu ve vücudun savunma mekanizması açısından oldukça önemli olduğunun altını çizerek, “Tüm insanlık Covid-19 ile virüslerin ve enfeksiyonun önemini kavradı. Çünkü bunlar toplum için ciddi bir risk oluşturdu. Hem sağlık açısından hem ekonomik yıkım açısından önemli sonuçları olan bir durumla karşı karşıyayız. Durum böyle olunca da hastalığa karşı koruyucu faktörler önemli oluyor. Bilhassa savunma sisteminin güçlü tutulması için özel tedbirlerin alınması lazım” dedi.
“İnsanlar binlerce yıl doğal bitkiler, doğal baharatlarla ve bitki tohumlarıyla bu gücü kullandı”
Beslenmede besinlerin dengeli kullanılmasının gerekliliğine, bunların hastalığa yakalanmada ve atlatılmasında önemli etken olduğuna dikkat çeken Durak, “İnsanlık tarihi boyunca bu tür enfeksiyonlara ve pandemilere karşı doğal koruyuculuk yapmış olan bitkiler, baharatlar ve tohumlar var. Bunlardan bizlerinde istifade etmesi gerekiyor. Koruma amaçlı olarak bunlar çok önemli. Bunlar antiviral özellikleri dolayısıyla virüsle bünye karşılaştıkları zaman doğrudan etki oluşturması bakımından önemli. Mesela meyan kökü, tarçın, kekik tarih boyunca insanların bu tür enfeksiyonlara karşı direnç geliştirmesinde önemli olmuştur. İnsanlığın kimyasal ilaçlarla tanışması 100-150 yıllık bir geçmişe sahip. Halbuki insanlar binlerce yıl doğal bitkiler, doğal baharatlarla ve bitki tohumlarıyla bu gücü kullandı ve sağlıklı olarak yaşamanın yollarını aradı” diye konuştu.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlker Durak,

“Doğrudan virüsü öldüren bitkiler var”
Günlük hayatta olmayan doğal besinlerin insanların hayatına girmesinin önemli olduğunu belirten Durak, “Doğrudan doğruya virüsü öldüren bitkiler var. Bunlarla ilgili binlerce bilimsel çalışma var. Bunları insanlara kullandırmak lazım. Savunma sistemini doğrudan doğruya aktif eden bitkiler var. Mesela ekinezya. Bu bitkinin savunma sistemini aktive ettiğine dair yüzlerce çalışma var. Yine Anadolu’da herkesin bildiği kitre var. Bunlardan istifade etmek zorundayız” açıklamasında bulundu.

Fitoterapist Sinan Akbalık


AKBALIK: BİTKİSEL TEDAVİ YÖNTEMİ İLE VÜCUT ÇOK DAHA DİRENÇLİ HALE GELİR
Konuyla alakalı görüşlerine değindiğimiz Fitoterapist Sinan Akbalık, “Binlerce hastayı iyileştirdim. Bu hastalığa yakalanıpta yan etkiler sonrası bitkisel ürünler için akın akın insanlar gelmekte. Bu hastalığa yakalanmayan insanlar bile bu tür bitkisel ürünleri kullandıkları zaman hastalığa yakalanmayacaklardır. Güçlü bir antikora sahip olacaklardır” dedi.
Bitkisel tedavi yöntemi ile vücudun çok daha dirençli hale geleceğini ve mikroplardan temizlenebileceğini kaydeden Akbalık, “Reyhan bitkisi her şeyden önce, bağışıklık sistemindeki hücreleri güçlendirir. Bu sayede hastalıklara karşı vücudun direncini arttırır. Mevsim geçişlerinde kuluçka dönemleri biten ve üst solunum yolları hastalıklarına davetiye çıkaran virüslerin etkisini azaltır. Solunum işlevini artırır, bronşları temizler, bunun yanı sıra C vitamini bakımından da bir hayli zengindir. 50 gram reyhanı, 5 litre hazır su ile kaynatıp, kaynadıktan 3 dakika sonra ocaktan indirip, tencerenin kapağını kapatalım. Yaklaşık 1 saat dinlensin. Yani fermantasyon dediğimiz mayalanma işlemi gerçekleşsin. Bir saat süre dolunca tencerenin kapağını açalım, iyice soğuduktan sonra tülbentle süzelim. 5 litrelik şişeye doldurup, buzdolabında muhafaza edelim. Sabahlar aç karnına bir çay bardağı dolusu içelim, içtikten bir saat sonra da kahvaltı yapalım. Yaklaşık 40 gün süreyle korona virüsüne karşı koruyucu özelliği vardır. Bunun yanı sıra, sumak da vücudumuzdaki mikroplara karşı bir savaşçı gibi mücadele eder. Sumak, antimikrobiyal etkisinin yanı sıra bağışıklığı güçlendiren, soğuk algınlığı gribal enfeksiyonlarda son derece etkilidir. Bir çay bardağı dolusu sıcak suya, bir tatlı kaşığı dolusu sumak bırakıp, on dakika demlenmesini bekleyelim. Sonra süzelim ve her öğlen yemeği sonrasında düzenli olarak içelim. Bu zorlu süreçte lütfen bu iki ürünü kullanın, kısa zamanda etkisini göreceksiniz. Bütün vatandaşlarımıza, hastalıklardan uzak, şifalar diliyorum” dedi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP