
Sosyal medya bağımlılığı, çocuklarımızı ve gençlerimizi hızla esir alıyor. Aileleri parçalıyor, bireysel ıstıraplara yol açıyor, toplum olarak geleceğimizi kaybetmemize neden oluyor. Raporda da açıkça görüldüğü üzere; gençlerimiz mutluluk arayışıyla sosyal medyaya sığınıyor, ancak buldukları şey yalnızlık, kaygı, siber zorbalık ve derin bir bağımlılık oluyor. Kadınların erkeklerden daha fazla zaman geçirdiği, yüzde 16-25 arası ciddi risk grubunun olduğu bu tablo alarm zillerini çoktan çalmıştır.
En üzücü olan ise şu: Sosyal medyaya yönelik en ufak bir düzenleme önerisi bile hemen “ifade özgürlüğüne müdahale” diye yaftalanıyor. Bu yaklaşım kabul edilemez! Herhangi bir düzenleme yapılmaması, asıl büyük ihlaldir. Çocuklarımızın zihinlerini, iradelerini ve geleceklerini büyük şirketlerin ve algoritmaların insafına terk etmek, en ağır hak ve özgürlük ihlalidir. Bu kayıtsızlık, yalnızlığı, dolandırıcılığı, radikalizmi ve nesil kaybını doğrudan beslemektedir.
Artık yeter!
Milli Eğitim Bakanlığı okullarda dijital okuryazarlık ve öz kontrol eğitimlerini zorunlu hâle getirmeli, ailelere dijital ebeveynlik programları yaygınlaştırılmalı, çocuklar eve kapatılmamalıdır. Yasama organı da vakit kaybetmeden somut ve caydırıcı düzenlemeleri hayata geçirmelidir.
Toplum olarak bu sessiz felakete daha fazla seyirci kalamayız. Geleceğimizi kurtarmak için cesur ve kararlı adımlar atmanın zamanı çoktan gelmiştir. Aksi takdirde yarın çok geç olacak!
Yahya ÖGER
Yeşil Yıldız Derneği Başkanı



