
Nasıranlı yaptığı açıklamada CHP'nin yaşanan Kritik Süreçte Hatalı Bir Karar aldığının altını çizerek şunları kaydetti: "Ülkenin en kritik ve en köklü sorunlarından birinin ele alındığı böyle bir dönemde, CHP’nin komisyondan ayrılmasını doğru bulmadığımı açıkça ifade etmek istiyorum. Bu karar, bana göre hem siyasi sorumluluk açısından hem de devlet ciddiyeti açısından hatalıdır.
CHP uzun yıllardır 'sorunların çözüm adresi Meclis’tir' vurgusu yapıyorsa, o zaman Meclis’te kurulan bir komisyondan çekilmek bu söylemle uyumlu değildir. Hele ki mesele, ülkenin onlarca yıldır canını yakan bir güvenlik ve toplumsal barış meselesiyse, masada kalmak zor ama gerekli olan seçenektir.
Bu noktada komisyondan ayrılma gerekçesinin “kapalı oturum kararı alınması” şeklinde sunulması da bana göre yeterli ve güçlü bir argüman değildir. Çünkü mesele kapalı oturum meselesi kadar basit değildir. Bu konu yalnızca Türkiye’nin iç meselesi olmaktan çıkmış, Ortadoğu’nun dengelerini, Avrupa’nın güvenlik politikalarını ve hatta ABD’nin bölgesel stratejilerini doğrudan ilgilendiren uluslararası bir boyuta ulaşmıştır. Böyle bir tabloda muhalefetin böylesi hayati bir süreçten usule dayalı gerekçelerle ayrılması kabul edilebilir bir tavır değildir." dedi.

Kritik süreçte CHP'nin kolayı seçtiğini de sözlerini ekleyen Civdet Nasıranlı: "Bu nedenle CHP’nin bu süreçte zor olanı değil, kolay olanı tercih ettiğini düşünüyorum. Masada kalmak eleştiri almak, risk almak, taşın altına elini koymak demektir. Oysa komisyondan çekilmek; siyasi maliyeti azaltır ama ülkeye katkı sağlamaz. Böyle büyük bir süreçte geri çekilmek, en hafif tabiriyle sorumluluk almaktan uzak bir tutumdur.
Ayrıca böylesine kritik bir konuda iktidarın tek başına yönettiği bir komisyonun, muhalefetin dışarıda kalmasıyla daha da tek sesli hale geleceği açıktır. CHP’nin bulunmadığı bir masada denge-denetleme mekanizması zayıflar, ortak akıl üretme kapasitesi düşer. Bu da ülkenin faydasına değildir.
Kısacısı ben, CHP’nin aldığı bu kararın hem sorumluluk almaktan uzak hem de çözüm üretme iddiasıyla çelişen bir tutum olduğunu düşünüyorum. Muhalefet, böylesine önemli bir konuda “dışarıdan eleştiren” değil, “içeride çözüm üreten” pozisyonda olmalıydı. Bugün ben karar mercilerinden birinde olsaydım, bu çekilmeye kesinlikle karşı çıkardım. Çünkü mesele bu kadar basit değildir ve verilen karar ilerleyen dönemde parti için toplum nezdinde ciddi bir eksi olarak geri dönecektir." dedi.



