“Hastalandıklarında Muhatap Bulamıyorlar, Ortada Kalıyorlar”…
Mescid-i Nebevi’nin manevi atmosferinden umre yolcularını uyaran Eyüp Özmiş, merdiven altı firmaların yarattığı tahribatı şu sözlerle anlattı:”Bu ilanları veren firmaların büyük bir bölümü, vaat ettikleri hizmetlerin hiçbirini yerine getirmediği gibi vatandaşlarımızı buralarda tamamen yalnız bırakıyor. Buraya gelen ve umduğunu bulamayan umrecilerimiz sadece ortada kalmıyor; hastalandıklarında veya acil bir sorun yaşadıklarında karşılarında tek bir muhatap bile bulamıyorlar. Sağlık hizmetine erişemeyen, derdini anlatacak kimsesi olmayan bu insanlar büyük bir çaresizliğe itiliyor.”
“Şikayet Edecek Bir Merci Bile Yok”…
Özmiş, dolandırıcıların yasal boşluklardan faydalandığını belirterek sözlerine şöyle devam etti:”En tehlikeli kısım ise bu oluşumların resmi kaydı olan şirketler olmamasıdır. Vatandaşlarımız mağdur olduklarında, hastalandıklarında ya da burada ortada kaldıklarında, yasal olarak şikayet edebilecekleri resmi bir merci bile bulamıyorlar. Kutsal topraklar hayaliyle çıkılan bu kutlu yolculuk, kaçak acenteler yüzünden bir kabusa dönüşüyor.
“Sektörün 40 Yıllık Tecrübesinden Net Mesaj…
Umre yolcularına seslenen Özmiş, piyasa gerçeklerinin çok altındaki fiyatlara itibar edilmemesi gerektiğini belirterek uyarısını tek bir kelimeyle özetledi: “Kandırılmayın…” Uzmanlar, umre ve hac ibadetleri için yalnızca Diyanet İşleri Başkanlığı ve TÜRSAB onaylı, resmi kaydı bulunan yetkili seyahat acentelerinin tercih edilmesi gerektiğinin önemini vurguluyor.

Sosyal medyadaki sahte umre ilanlarına kanan vatandaşların yaşadığı dram, sadece paralarını kaybetmekle kalmıyor; hastalık ve çaresizlik anlarında tamamen kaderlerine terk ediliyorlar.











