NE HAZİNDİR Kİ…

NE HAZİNDİR Kİ…

Son dönemlerde devletin üst segmentleri ve AK Parti’nin ağır topları Diyarbakır’da müthiş bir aksiyon yarattı. Tabi gelişleri, burada geçirdiği süreler boyunca GERÇEK GÜNDEMLERİ ve bu hızlı aksiyonun sebeplerinin neler olduğu da bir o kadar merak konusu.

ABONE OL
3 Nisan 2022 17:46
NE HAZİNDİR Kİ…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yine ünvanen beklentiler oluşturan kimliklerin ziyaretleri sırasında çeşitli temaslarda bulundular. Hemen hemen tümü STK temsilcileri ile bir araya gelerek görüş alış verişinde bulundular ki bunu tümü zaten çok uzun yıllardır yapıyor. Bu görüşmeler sırasında genel hatları ile STK yetkilileri ‘sizi çok seviyoruz’ mesajları vererek alkışlarla gelenleri uğurluyorlar. Tüm bu yöntemler göstermiştir ki özellikle AK Parti cenahına yönelik çok sayıda STK yanlış rota göstermiş ve pusulaların ibrelerinin yanlış yönü göstermeleri sağlanmıştı.

Yine böylesi hareketli zamanlar son birkaç gün içinde yaşandı. Seri ziyaretleri gerçekleştirenler arasında AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş’ta vardı.

Sayın Kurtulmuş’ta gelen herkes gibi STK temsilcileri ile bir araya gelerek sohbet etti, karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. Edindiğim bilgilere göre mikrofonu eline alan çok sayıda Sivil Toplumun Sesi olmak zorunda olan kimlik mevcudu ve gizemi anlatmak yerine idrak etmek istedikleri ve hatta pusulayı doğru mecrayı göstermesinden uzaklaştıran açıklamalar yaptılar ki çoğu rahatsızlığı teşhis adına görülmesi gerekenleri çok da doğru olmayan cümlelerle toplantının asıl gayesinin rotasını bozdular.

Aslında son yapılan STK toplantısında bir ezber yine bir STK temsilcisi tarafından bozuldu ve adeta herkeste soğuk duş etkisi yarattı. Gerçi bu soğuk duşa ve bu ‘Kendinize gelin’ rüzgarının ürpertici haline ihtiyaç ta vardı ki bazı gerçekleri Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır İl Başkanı Atilla Kaymaz dile getirdi.

Sayın Kaymaz yapılan STK toplantısında Sayın Kurtulmuş’a bu toplantılarda yapılan konuşmaların salonlarda kaldığı reply olduğunu belirtirken STK’ların aslında toplamı temsil etmediğine de bir noktada vurgu yaptı. Bence bir başka deyiş ile STK temsilcilerinin büyük çoğunluğunun yanlı konuşmasının altını çizerken temsil ettikleri bütünün düşüncelerini deklere etmekten uzak olabileceğine dikkat çekti. Sayın Atilla Kaymaz asıl görüşülmesi, görüşlerine kıymet verilmesi ve söylemlerinin kayda değer olması gereken sokaktaki seçmen ile hemhal olunması gerektiğini işaret ederek aslında doğru Rotayı sağlam pusula ile yönlendirdi. Oldukça nazik ama bir o kadar da düşündüren üslup doğrusu benim tarafımdan hem çok beğenildi hem de ‘olması gereken bu’ dememe neden oldu.

Zira realde çok sayıda insan ile iletişim halinde olmam aslında STK yetkilileri ile üyelerinin özünde birçok alanda hem fikir olmadıklarını ortaya koyuyor. Bunu örneklendirebilirim ama isim vermek doğru olmaz kanımca.

Düşünsenize sırf projelerden nemalanmak için kurulan veya farklı güdülerin güdümünde olan STK’ların toplantılarda verebileceği mesajlar acaba neler olabilir?

Bu güne kadar hiçbir ARGE çalışması veya anket çalışması yapmamış olan ama gelen herkese ‘Muhteşemsiniz’ diyerek yanlış algı yaratıp sonrada sandıkta ciddi bir hayal kırıklığı yaratan STK’lar ile hiç mi karşılaşmadık? Sivil Toplum Kuruluşları realist toplumlarda cidden çok kıymetli ve bir o kadar önemli fakat bizim toplumumuzda çoğu STK için bu yol bu tarz atmosferlerde KIYMETLİ HİSSETMEK ve İŞE YARAR gibi gözükmek için kullanılır ki çoğu bu birleşimleri akçeli işler veya yol yapmak için kullanır. 

Bu tür toplantılarda kanımca sıralamalar veya oturulan yerler çok ta önemli değil. Önemli olan vereceğiniz mesajlardır. Vereceğiniz bir mesajınız da yoksa oturmamak için bahane çoktur.

Sayın Atilla Kaymaz’a baştan sona katılıyorum. Hem yetkilileri hem de geleceğimizi yanlış mecralara sürükleyen, gerçekte sisli, puslu, tuzaklı havaları bahar havası gibi gösterenler sonumuzu hazırlayanlardır.

Montesquieu’nun dediği gibi: “Dalkavukluğun sağladığı çıkar dürüstlüğün kazandırdığı faydadan fazla olursa o ülke batar.”

Bu cümlenin bir başka şekilde haykırışı şöyledir: ‘Kişisel çıkarlarınız uğruna devlet yetkililerini yanıltmak yolu ile hainlik yaparsanız ülkenizin batması için elinizden gelen bütün ihanetleri yapmış olursunuz. Dalkavukluk yerine gerçekleri aktararak olası yanlışları önleyebilirsiniz’ demek istiyor.

Yine farklı bir örnekleme yapmam gerekirse, Hükümet devasa hastaneler, malzemeler ve personeller atamış ise orda hizmette sıkıntı yaratılıyorsa onu söyleyin, o hizmet kıymet kazansın. Yoksa o hastaneleri ve cihazları oraya kuranlar iyi şeyler yaptıklarını biliyor. Tüm bu yapılan yatırımlar insanlara iyi bir şekilde dağıtılıyorsa kıymet kazanır. Siz onu anlatın, binayı yapan niye yaptığını biliyor…

Ne hazindir ki, bu toplantılarda gerçekleri dillendirmek isteyenlerin sayıları bir elin parmaklarını geçmiyor ve yine ne hazindir ki bu insanların temsiliyet makamında olması gerekirken hiçbir kıymeti harbiyesi olmayanların verdikleri boy, boy pozlar bizi çok derinden yaralıyor.

Noktayı Peyami Safa’nın sözü ile kondurmak isterim: “İyi, dürüst ve doğru olanlar kaybetmez…Kaybedilirler…”

Ahmet BEŞENK

[email protected]

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP