DOLAR 18,6202 -0.08%
EURO 19,3155 -0.56%
ALTIN 1.048,08-0,34
BIST %
BITCOIN 301941-1,93%
Diyarbakır
11°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

” BÜROKRATİK OLİGARŞİ VE ETKİLERİ “

BÜROKRAT ; Devletin tüm kurumlarında, ilgili iş ve işlemlerin yürütülmesinde yaptığı işe önem veren, kanun ve hukuk çerçevesinde hareket eden, atama usulü ile göreve getirilen, orta ve üst düzey yöneticidir. OLİGARŞİ ; Siyasal gücü arkasına alarak, bulunduğu mevki ve makamı kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda kötüye kullanan, bencil ve despotça halkı idare eden, bir yönetim şeklidir. Oligarşi aynı zamanda ülkede ki küçük bir grubun, az sayıda üyesi bulunan bir topluluğun veya geniş bir kitle oluşturamayan bir sınıfın, yönetim yetkisine sahip olma durumudur.

ABONE OL
25 Haziran 2021 14:20
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünya üzerinde ki birçok devletlerin yönetim sistemlerini olumsuz yönde etkileyen ve aynı zamanda çok sayıda yönetim eksenli önem arz eden, bir kavramdır.

Oligarşi bunun yanında devletlerin bürokratik yapılarını tahakkümü altına alan ve kaçınılmaz bir son olarak görülmekle birlikte, ileride telafisi mümkün olmayan tahribatlara yol açabilen ve yönetim sistemlerini olumsuz etkileyen bir ” TEHDİT ” olma özelliği de taşımaktadır.

Bürokratik oligarşi genel anlamda devlet kurumlarında görev yapan orta ve üst düzey bürokratların ( Yöneticilerin ) kamunun kendisine tanımış olduğu gücü, yetkiyi ve eğemenliği kendisinin lehine, devletin ve milletin aleyhine karşı kullanma yöntemi olarak da tanımlanabilir.

Bu tip devletin birçok kademelerine sirayet eden güruhun ömürlerinin yarısı daha üst bir makama nasıl gelebilirim, geri kalan kısmı da mevcut makamımı nasıl korurum endişesini taşımakla geçmektedir. Bu yüzden bu makamları işgal eden bu tiplemeye uygun kişiler, ilkelerinden, prensiplerinden ve kişiliklerinden sürekli ödün vererek, mevcut koltuklarını korumak anlamında, her yolu kendilerine mübah görmektedirler.

https://www.medyaninmerkezi.com/images/baglar-belediyesi-haber.jpeg

Böylesi kişiler risk almazlar, yenilikten hoşlanmazlar, düzenin değişmesini istemezler ve sürekli güçten yana olup, Hakk’ın ve haklının yanında değil, haksızlığın ve küfrün yanında yer alırlar. Bu tip insanlar her konuda samimi olmadıkları gibi, hepsinin mazileri olup, zaman içerisinde her yere girip çıkmışlıkları ve bir şekilde temas etmişlikleri olmakla birlikte, hızlı manevra ve yalan konuşma kabiliyetleri de, çok yüksektir.

Bu tip insanlarla mücadele etmek, şahsiyetli ve namuslu insanlar için zor bir durum olup, bu ahlâk yoksunu, çirkef, yüzsüz ve hiçbir ilkesi olmayan kişilerle mücadele etmeyi de, günümüz toplumunda kimse göze alamamaktadır. Neden diye soracak olursanız, tüm benliğini yitirmiş olan bu tip insanlar, iyi ve şahsiyet sahibi insanlara öyle farklı yöntemler kullanarak saldırıyorlar ki, kişi kendini savunamayacak duruma gelmekle birlikte, kendinden haya ederek, susmayı tercih etmektedir.

Oligarşik yapının yapmış olduğu her türlü olumsuz iş ve işlemler ” KURUMSAL BARIŞI ” bozduğu gibi ” TOPLUMSAL BARIŞA ” da, ciddi anlamda zarar vermektedir. Devletin içerisinde her dönem, farklı kimliklerle bu minvalde hizmet eden etkin yapılar, varlıklıklarını farklı şekillere bürünerek, sürekli olarak sürdürmüşlerdir.

Bu yapılar bürokrasinin tamamına sınırsız bir şekilde sirayet edebileceği gibi, zaman içerisinde göze çarpmamak anlamında, kendilerini iyi bir şekilde kamufle de edebilmektedirler.

Bürokratik oligarşi çarkına dahil olan kişi veya kişiler, gücünü ve yetkisini sahip olduğu bilgisinden, becerisinden, tecrübesinden, makamından ve hiyerarşik yapıdan almaktadır. Bu yapının kendisine oluşturduğu güç kaynakları, o kişiyi mevcut siyasal iktidarların karşısında bile, kuvvetli bir güç unsuru haline getirebilmektedir.

Bürokratik oligarşi yapısı içinde bulunan kişiler, bu yapının devam etmesi, daha fazla güçlenmesi ve korunması için, ellerinden gelen her türlü çirkefliği yapmaktan çekinmezler. Bu tip kişiler, geçmişten günümüze kadar tüm partilere nüfuz ederek, kendi geleceklerini garantiye alma anlamında, mevcut siyasal iktidarlar değişse bile, değişmeyen tek şey, kendi iktidarlarıdır. Bunlar için fikir, dava, gelenek, görenek ve kişilik gibi kavramlar, hiçbir anlam ifade etmemektedir.

YASAL VE YASAL OLMAYAN OLİGARŞİK YAPILAR ;

1- Yasal oligarşik yapılar, birtakım kurumların üst düzey bürokrat yapısını ele geçirip, ele geçirdikleri üst makamları ve o makamın kendilerine sağlamış olduğu yetkileri, görev yaptıkları kurumun ve o kurumda görev yapan personeller ile birlikte halkın menfaatleri de gözetilerek, kanun ve hukuk ilkeleri doğrultusunda kullanılmaktadır.

2- Yasal olmayan oligarşik yapılar, kamu tecrübelerini, güçlerini, kaynaklarını ve kurnazlıklarını kullanarak, iktidar ve muhalefette bulunan tüm siyasi partilere sızarak, ileride kendilerine zarar gelebilecek tüm girişim ve hamleleri, engellemeye çalışırlar. Kendilerini sürekli liyakat sahibi ve vazgeçilmez olarak kabul edip, bu kesim genelde orta ve üst kademe bürokrasiden oluşmaktadır.

Bu yapılar daha çok köklü, güçlü ve aktif Bakanlıklara sirayet etmiş olup, zamana, ortama, mevcut konjonktüre ve o günkü trende bağlı olarak ( BUKALEMUN ) misali, çeşitli şekil ve tiplemelerle de, ortaya çıkabilmektedirler.

Bir kısım köklü, güçlü ve aktif Bakanlıkların üst yönetim kadroları ve idari yapılanmaları ile birlikte, iller de bulunan ” İL MÜDÜRLÜKLERİ ” ne kadar sirayet eden bu tehlikeli yapılar, zaman içerisinde tüm güç kendilerinde olması hasebiyle, ilgili ” BAKANI ” bile etkisiz ve yetkisiz bir hale getirebilmektedirler. Yani diğer bir deyişle, ilgili Bakan iktidar olup, muktedir değildir.

Bu Bakanlıklarda kişinin liyakat sahibi olması önemli değildir, önemli olan itaatkâr olmasıdır. Örneğin asıl işi sahada veya kendi branşı ile ilgili olan yerde çalışması gerekirken, bu çarkın içinde olması hasebiyle, en güzel yerlerde ve masa başında en üst kademelerde çalıştırılmaktadır. Bundan dolayı eğer ki siz bu çarkın en ufak dişlisi bile değilseniz, o Bakanlıkta ” SİYASAL, HUKUK, KAMU YÖNETİMİ, İŞLETME, İKTİSAT VE MALİYE ” v. s gibi daha sayabileceğimiz okullardan mezun olmanız, herhangi bir anlam ifade etmemektedir.

Günümüz konjonktüründe ne acıdır ki bürokratik oligarşi daha fazla ve yaygın bir şekilde, almış başını gitmektedir. Mevcut siyasal iktidar bu yapı ile değil baş etmek, kıyısından ve köşesinden dahi geçememektedir. Bu yapının bu dönemde daha fazla aktif olmasında ki en büyük etken, mevcut siyasal iktidarın dış siyasete daha fazla mesai sarf ederek, iç siyaseti boşlamasından kaynaklanmaktadır.

Bununla birlikte illerde görev alan ve siyasi arenada faaliyet gösteren siyasi aktörler, bu olaylara yıllardan beridir sessiz kalarak, bana dokunmayan yılan bin yaşasın anlayışı ile hareket edip, günümüz konjonktüründe ipin ucu kaçtığı için de, mevcut bürokratik oligarşiye dahil olan bürokratlar, ne söz dinler, ne de iş yaparlar.

Bu yapılarda asıl olan en temel kavram gizlilik, ifşa olmamak ve birbirleri arasında ki dayanışma, en önemli prensiptir.

ÖNCEKİ İKTİDARLARIN BU OLİGARŞİK ÇIKMAZ SEVDALARI ÜLKENİN EKSENİNİ ROTASI DIŞINA ÇIKARTIRKEN AK PARTİNİN DE  BU ANLAMDA BÜROKRATİK OLİGARŞİ DENGESİNİ RİTİM DE TUTMASI, AYARA GETİRMESİ GEREKİYOR. ZİRA MANZARA ŞU ANDA PUSULASINI ŞAŞIRMIŞ GEMİ MİSALİ…

İNSANI YAŞAT Kİ, DEVLET YAŞASIN...

Selam ve Dua…

Muhammed BEYBUR

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
https://www.medyaninmerkezi.com/images/baglar-belediyesi-haber.jpeg