KOLAY DEĞİL TÜRKİYE’NİN AĞABEYİ OLMAK…

KOLAY DEĞİL TÜRKİYE’NİN AĞABEYİ OLMAK…

HABER: AHMET BEŞENK Tabi ki kolay değil koskocaman bir ülkede ağabey olarak kabul görmek. Diyarbakırlıların tanımıyla 'ABE' olmak… kolay da olmamalı elbette. Siz ağabey olursanız size saldıranlar, ardınızdan havlayanlar, çemkirenler, tuzak kuranlar vs çok olur. Eeeeeee Metin Külünk olmak, ağabey olmak böyle bir şey.

ABONE OL
26 Mayıs 2021 15:27
KOLAY DEĞİL TÜRKİYE’NİN AĞABEYİ OLMAK…
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Zira hatırlarsanız Metin Külünk Sur olayları döneminde Diyarbakır’a geldiğinde ve vatandaşlarla kucaklaştığında kendilerini Diyarbakır’ın Ağabeyi diye karşılamış, aynı bu başlıkla haberini de yapmıştım. Şimdi görüyorum ki kıymetli Metin Külünk artık Türkiye’nin ağabeyi konumunda.  

Abdulhamid Han Kültür Eğitim Dernek Başkanı Turgay Yazıcı geçtiğimiz günlerde bir yazı kaleme almış, yazının konusu ise Ak parti 24, 25 ve 26. Dönem eski Milletvekili ve şu anda Ak Parti MKYK üyesi Metin Külünk. O kadar güzel özetlemiş ki ağabey Metin Külünk’ü Turgay Yazıcı’yı tanımamama rağmen kendisini tebrik etme adına yazısını sizlerle paylaşmak istedim.

Baştan sona Metin ağabey kokan bu yazının noktasından virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşırken yarın da kendi öz cümlelerimle sizlerle paylaşacağım.

İŞTE O YAZI:

“Metin Külünkten Kimler Rahatsız ?

Siyasi aktörlerden söz açıldığında genelde “Lider ve A Takımı” akla gelir. A Takımı da genelde kabinede veya partinin üst düzey yönetiminde yer alanları akla getirir. Oysa siyaset sadece “hükümet” ve “parti” organlarında başlayan biten bir süreç değildir. Siyaset, yönetmenin olduğu her yerde vardır. Dolayısıyla kamuoyunun bilmediği veya kamuoyu önünde durmayan siyasi aktörler de söz konusudur. Hatta halkın kendi arasında “perde arkasındaki adam” veya “liderlerin, bakanların akıl hocası” nitelemesiyle atıfta bulunduğu siyasi aktörleri de hatırlarsak; siyaset alanının genişliğini ve çeşitliliğini hatırlamış olacağız.

Metin Külünk ismine gelince; ilk akla gelen nitelemeler: “ Milletin abisi”, “ Erdoğan’ın dava yoldaşı”,

“Saha Adamı”, “ Anadolu Delikanlısı” gibi Siyaset üstü nitelemeler oluyor. Çünkü gerçekten de Metin Külünk, 3 dönem İstanbul Milletvekili olmasına; Partide üst düzey görevlerde bulunmasına ve her kabine değişikliğinde halkın kabinede görmeyi arzu ettiği etkide olmasına rağmen; kişiliği ve ilgilendiği memleket meselelerine entelektüel yaklaşımları; Anadolu’yu karış karış gezen saha adamlığı, halk adamı olması sebebiyle; siyaseti bir kariyer-etiket olarak kullanmaktan uzak duran bir siyasi aktör oldu her zaman.

Fakat Metin Külünk ismini takip eden bir imaj var ki; bu imaj aynı zamanda “Metin Külünk Muhalifleri” diyebileceğimiz oldukça geniş bir yelpaze oluşturmuş durumda. Nedir bu imaj? “Sözünü esirgemeyen; devlet adamı dilini “sert güç” şivesiyle kullanan ve en önemlisi de “meydan okuyan savaşçı” tutumu ile oldukça popüler siyasetçi imajı… Hatta bu imajı “kontrol edilmesi oldukça güç ve bir o kadar da donanımlı aktivist” çizgisi de eklenince; Metin Külünk’ün rahatsız ettiği çevrelerin genişliği ve çeşitliliği anlaşılacaktır. Çünkü siyasi aktörlerin çoğu bu tarz aktörleri kendileri için “etkin rakip” olarak görürler. Dolayısıyla “Metin Külünkten kimler rahatsız?” sorusu aslında “Metin Külünk’ün hangi tarzı rahatsızlık verici?” diye tercüme etmek de mümkün. Şahsi gözlemim şudur:

Külünk, sahadan hiç kopmadığı için “Politik veri bankası” gibi bir saha hafızasına sahip; kuşkusuz bir çok siyasi aktör ve siyasi olayın arka planına ilişkin bir hayli bilgiye sahip. Dolayısıyla Külünk’ün güçlenmesi işine gelmeyecek çevreler olacaktır. İkincisi, Külünk tahmin edilenin aksine sadece kendi siyasi çizgisinde değil sadece iletişimi güçlü dostluğa değer vere ve sevilen biridir. Dolayısıyla “samimi, sadık, etkin ve dürüst adamdır.” İmajı toplumsal karşılığı olan ve seçeneklerini çoğaltabilecek biri yapıyor onu. Bu şu demek; her siyasi ve sivil oluşumun kendi arasında görmek istediği biridir.

Ancak tüm bunlara rağmen Külünk’ü en meşhur ve deyim yerindeyse “değişmez!” kılan bir özelliği var ki; bu özellik adeta “Metin bu!” dedirtmektedir: O da Metin Külünk “Erdoğancı”dır. Hem de en sadık olunandan ve herşeye rağmen katıksız destekçi cinsinden. Hatta tamamen şahsi fikrimdir: “ Fanatik Erdoğancı”dır. Kuşkusuz bu tutum sadece Erdoğan ile birlikte kırk yılı aşkındır varolan siyasetteki kaderdaşlığı değildir; aynı zamanda Külünk’e göre Erdoğan’ın şahsında fanatikliği yapılması gereken bu ülkenin kaderi vardır. Yani Külünk aslında politikaya “metafizik” boyuttan bakan biridir. Çoğu kişinin “duygusal agresif” diye algıladığı çıkışları aslında “politikanın metafizik tezleri” işlevindedir. Zaten Külünk’ün yazılarının, konuşmalarının çoğu bu metafizik analizler ve kurgularla doludur. Çünkü Külünk’e göre yaşadığımız her olay aslında küresel güçlerin yol haritasının bir parçasından ibarettir.

Fakat tüm bu etkileyici ve kabul görücü özelliklerinin yanında Külünk’ün birçok çevreyi kızdıran bir  dili var: Deşifre Dili…

Külünk birçok çevreye göre, eskilerin deyişi ile “ilm-i siyaset” yapmak yerine “Cezalandırıcı deşifreler” dilinde ısrar ediyor. Hatta bunu parti gözetmeksizin yapıyor. Külünk ise bu dili savunurken “Devlet ve Toplumun geleceğini tehdit eden hususları “Aile içi mesele” göremem!” diye savunuyor. Yani Külünk aslında “Yalnız Kovboy” olarak biliniyor… Oysa Külünk’ü çok sevilir ve güvenilir kılan tam da bu zaaf olarak gösterilmek istenen yönüdür; yani devlet ve toplum meselelerini herşeyin önünde tutma hırçınlığı…

Kuşkusuz bu hırçınlık Külünk’ün başına çok şey açmıştır ve açmaya da devam edecektir. Çünkü toplumun her kesimiyle ilişkide olması onu her olayla ilişkili gösterme riskini artırmaktadır; Devleti, toplumu öncelemesi siyasi kariyer basamaklarını hızla çıkmasını engellemiştir. Ve en önemlisi politikaya metafizik boyuttan bakma, yorumlama, müdahale etme gayreti onu mevcut siyasetçiler profili dışında kalmaya mahkum etmiştir. Hasılı zor bir adam Külünk; ancak “Zor zamanların adamı” özelliği onu “kriz dönemlerinin Fedaisi” yapıyor. Fakat bu fedailik bazen sadakati, vefayı, vatanperverliği yüceltse de kişiyi yalnızlaştıran bir özellik. Kim bilir belki de Külünk bu yalnızlıkta kaldığı için Metin Külünktür.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP