KAMUFLE OLMUŞ ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI

KAMUFLE OLMUŞ ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI

KAMUFLE OLMUŞ ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI Memlekette muhallefet olmadığı için ya da var olanların pişpirik arası muhallefetçikcilik oynadıkları bir ortamda iktidar partisinin bu kadar zayıf ve cılız kalması akıl karımıdır! Elbette ne akıl karıdır ne de aklı selim bir tespittir ama kazın ayağı apayrıdır. Zira, muhallefetin neden muhallefetlik yapmadığını ya dda şeytanın neden şeytanlık yapmadığını anlamak için kendi iç dünyanıza dönmeniz lazım. Yani bir nevi Ak Parti içindeki AKP’lileri görmeniz gerek. Hainlerin daha derin ihanet içinde olduklarını bilenler ancak bu kadar zayıf ve çelimsiz muhallefet yaparlar ki muhallefetin güçsüzlüğü değil karşı mahallenin hainlerinin çok olmasıdır onları böyle keyiflendiren. Peki muhallefetin olmadığı bir atmosferde Ak Parti il ve ilçe teşkilatlarında kaynayan bu kazanların sebebi nedir? Yenişehirden istifa edenler, il teşkilatındaki tüm katmanlardaki fokurdamalar vs… Neyin nesidir, neyin işaretidir! Ankara – Diyarbakır şikayet hattınının bu kadar işlevsel olmasının sebebi neden dedik ve irdeledik. Tabi eski Sur Belediye Başkanlarından Sayın Cemal Toptancı’nın il başkanını iki defa arayıp telefonuna nazır bulamaması ayrıca Genel merkeze şikayet konusu oldu, bu arada duyurayım istedim, sizi arayanlar ulaşamıyormuş…

ABONE OL
28 Haziran 2021 17:27
KAMUFLE OLMUŞ ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bence bazı ve birçok siyasi aktör, tüm argümanlarını saldırganca yığmış, Ak Parti temsilcilikleri ileve temsilcilerine yine organize olmuş bir biçimde ve senkronize bir modelde, tamam programlı bir tarzda saldırı gerçekleştiriyor. İçerden, dışarı ciddi bilgi enformasyonu dezenforme ediliyor.

Diyarbakır’da yaptığı çalışmalarla kendi iç siyasi arenasındakilerin dahi ödünü kopartıp siyaset sahnesini sallayan Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu, kendisini seven, sevmeyen herkesin takdirini toplarken ve siyasetin yeni yüzü olarak kabul görürken sosyal medyada linç girişimi ve saldırıların zamanlaması normal mi, bunun düpedüz bir organizasyonun işi olmadığını söylemek mümkün mü? Bunun içinde belden aşşağı vurmayı adet haline getirmiş kesim kadar parti içinde karın ağrısı çekenlerin, kabızlık belirtisi gösteren hazımsızların hiç mi parmağı yok! Ya organize aynı anda birkaç kulvardan saldırmak tamamen tesadüfi mi?  

Yada başka bir örnek daha vereyim: Şu anda Ak Parti il ve ilçelerinde öyle bir kazan fokurduyor ki akıllara ziyan. Bu kazanı kaynatanlar ne CHP’liler, ne İYİ partililer, ne her derde DEVA olduklarını iddia edenler, ne Geleceği belirsizliklerle kaplı olanlar, ne de HDP’liler değil. Bizzatihi bu kaynayan kazanın altına odun taşıyanlar partinin belli belirsiz kademelerindeki çok kişiliksizler, karekter müsrifleri ve abdestsiz gezenler değiller mi!

Herhangi bir kuruma yetkili atandığında dahi derler ki en az 6 ay içersinde kendi kadrosunu kurup çevreyi tanır, ona göre strateji geliştirir. Şimdi daha birkaç ay önce atanmış bir il teşkilatına bu denli tahrip gücü yüksek ve kombine saldırılar düşündürücü doğrusu Başkan Beyoğlu ile İl teşkilatına ve dolayısı ile teşkilattan da bazı kimliklere ağır saldırıların olmasının ardında iyi niyet olduğunu belirtmek aptallıktan başka bişey değildir. Şahsımca yapılan saldırılar ve alçaklıklar güçlü bir lobiye sahip ve Ak Parti içindeki AKP’li cennahın ustaca ve ağır tahribat amaçlı güdümlü saldırılarıdır.  

Gördüğünü yazmak ve uyarmak her ne kadar bizim işimiz olsa da kendine çeki düzen vermek te eleştirilere maruz kalanların işidir. Bir defa Ak Parti İl Başkanlığı görevini icra eden Şerif Aydın, herşeyden önce bir güven vererek o koltuğa oturdu ama çevresindeki etten duvar oluşturmak sureti ile perspektifini daraltırken kolmtuga yayılmasına zemin hazırlıyor. Koltuga oturduktan/yayıldırdıktan sonra da kendine göre dengeleri oluşturmaya çalışırken kimileri umduğunu bulamadığı için geri vites yaptı, kimileri de ‘hımmmmm görüşeceğiz’ mantığı ile EL OVMACILIĞI sanatını icra ederken ,yine iç sırları dış mihraklara servis etmeyi ihmal etmiyor gibi. Yani Sayın Başkan dikkat ediniz, çarşaf gibi suyun altında girdap çok olur, bazen kumandalı kapının arkasına geçerken size eşlik edenler aslında size bulanık suda balık avlatmak isteyenler olabilir.  

Gaziyaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Muhammed Asena’nın görevden alınma sürecinin faturası bir şekilde il başkanlığına çıkartılırken yine birçok katmandan sığ seslerin yankılanması bana göre birer rastlantısal bir biçimlenme değil.  Kanımca birşeylere parmak basan, İl teşkilatı ya birilerinin ayağını çok incittip uykusunu kaçırdı ya da daha büyük bir yapının temel taşlarını yerinden oynattı veya enteresan bir yapının küçük çarklarından birinin arasına çomak soktu, aksi uyuyan dev niye uyansın ki o devin orda sinsi, sinsi kıvrılmasının ne manası var ayrıca!

Görünen o ki İl Başkanı ve ekibinden, alatını çiziyorum ekibinden de bazılarının tabi hepsinin değil yaptığı tüm çalışmalar dikkatlice takip ediliyor ve aleyhlerine olumsuz dönmesi içinde profesyonel bir ciddiyette gayret sarf edilerek ALEYHTE kullanılmak üzere tekrar geri evriliyor. Yani bir başka deyişle Partinin içindeki bazı katmanlar bir diger katmanla birlikte hareket etmiyor, yani sinerji kayboluyor, yani iki zemin beraber senkronize hareket etmediği için parti içi DEPREM, eksen kayması yaşanıyor. Müsebbibi kim veya kimler ya da kimlerin lafı ile hareket ediliyorsa o merciler falillerini çok daha iyi biliyor. Son duyumlar fena bence, özellikle başta Yenişehir İlçe olmak üzere hemen, hemen tüm ilçelerde kayış kopmak üzere, istifalar gırla… Yeni mütahitlermi türüyor diye soranlarda var dişili, erkekli. Yani yeni yetme mütahitçilik oynayanların olduğunu da duymadık değil…

Bir diğer önemli konu ise geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen İSTİŞARE toplantısı. İstişare yapılmak üzere çağrılan onca meclis üyesi ve gazetecinin bulunduğu toplantıda gazetecilere birkaç kare resim verip göndermek ardından da meclis üyelerinin SEMBOLİK, SÖZDE  sorunlarını dinlemiş gibi yapmak çok şık olmadı, istişare yerini kör düğüme dönüşen İSTİŞARESİZLİGE bıraktı, tabi meclis üyeleri küskün ayrılırken avazı çıktığı kadar bağırıp bişeyler fısıldayanları da duyduk…

Yani bunca insan sorunlarını tartışmak için o salona gelecek, mikrofon bekleyip sorunları basın önünde gündeme getirmek isterken dışarı çıkarılan bir basın ve öylesine lakırdı yapan 3 sözcü, biri eleştirirken susturulup ikisi çok yaşayın efendim diyecek. Bu iş böyle olmaz, olmadı, olymayacak beyler ve bayanlar. Neden konuşturmadınız meclis üyelerini! Oysa ne güzel söz alıp parti içindeki bazı kademelerin onları adam yerine koymadıklarını, ayrıca bürokrasi kanadının kapılarının kendilerine tamamen kapalı olduğunun, bir camiye dahi iyardım isteyemediklerini ve daha bir çok gibi nedenlerini sorgulamaları ‘Biz biliyoruz, biliyoruzcu tavırlar, basit cümlelerle savsaklanması şunu gösterdi ki ne muhallefete ne de düşmana Ak Partinin lokalde ihtiyacı yok. Zaten kendi içinde kendi kuyruğunu yemeye başlatmışsınız bile.

Zira ak Parti içinde Ak Partinin çökmesi için temel taşlarını bu kadar yontmaya meftun azğın köstebeklerin olduğunu çok daha net görmek doğrusu şahsımı çok derinden düşündürdü.

Yani ortaya çıkan tablo şu: AK PARTİ’nin içindeki AKP’liler boş durmamış, şimdi ve bundan sonrada Sayın Başkan ERDOĞAN DÜŞMANLIKLARINI kamufle ederek, daha çetin bir biçimde  yapmaya devam edecekler.

Meclis üyeleri bürokratlardan, siyasiler siyasilerden, halk top yekun siyasetçisinden, bürokratından, teknokratından, doktorundan, eğitimcisinden ve envai türlü tümünden şikayetçi ki bunun suçlusu tamamen keseri kendine yontan siyasetçiler…

Tabi bu arada karpuzun içine baz istasyonu gizlenirken çalınan Rapor bilgisayarı, beytülmala tenezzül eden alçakların alçaklıkları ve daha, dahaları da yanlarına kar kalıyor, benden hatırlatması… Yani irdeledik aslında çok şeyi irdelemesine ama tabi bu kriptoların kimler olduğunu hepimiz biliyoruz da hiç birimiz ne hikmetse bilmiyoruz. Yani aynı zamanda hem bilip hem bilmeme paradoksunu yaşıyoruz.

Yani demem o ki Ak Partiye yönelik MUHALLEFET niye muhallefetlik, yılan niye yılanlık, çiyan niye çiyanlık yapmıyor diyenlere diyorum ki: AK PARTİ içindeki AKP’liler varken bunlara gerek yok…

Bana göre bir diğer deyişle Ak parti içinde huzuru bozan Başkan Erdoğan düşmanı ama oldukça iyi kamufle olmuş bir güruhun olduğu. Aksini söyleyen var ise buyursun tezimi çürütsün… Tüm Mevzu Erdoğan’ı alt etmek, hepsi bu…

Ahmet BEŞENK

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP