” AHLÂKÎ YOZLAŞMA VE NEDENLERİ “

” AHLÂKÎ YOZLAŞMA VE NEDENLERİ “

AHLÂK ; Arapça manası " hulk " kelimesinin çoğulu olup, öz Türkçe' de ise, " töre bilim " dir. Ahlâkın iyi huy, doğruyu yanlıştan ayırma özelliği, gerçeği belirleme iradesi ve utanma duygusu gibi, birçok tanımları da mevcuttur. YOZLAŞMA ; Doğasında ve soyunda bulunan iyi nitelikleri sonradan yitirmek, soysuzlaşmak, huyu ve suyu değişmek, dejenere olmak, bozulmak, insanlığı unutmak gibi, birçok tanımları bulunmaktadır.

ABONE OL
14 Haziran 2021 15:27
” AHLÂKÎ YOZLAŞMA VE NEDENLERİ “
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Toplumun her kesiminde zihniyet değişiklikleri, her alanda yaşanan meselelere geleneksel bir şekilde bakma anlayışı, zaman içerisinde farklı olarak değişmektedir. Toplumda yaşanan ahlaksızlıklara ve adaletsizliklere ses çıkarmamak, bunu akabinde karşı gelmemek ” SUYA VE SABUNA DOKUNMAMAK ” türünde bir davranış biçimidir.

Toplumda insanlar, gerek korkudan ve gerekse de vurdumduymazlıktan dolayı haksızlıklara karşı çıkmak yerine susmayı, çekimser kalmayı ve yapılan yanlışı alkışlamayı yeğleyen bir gruh olmayı tercih etmektedirler. Bu yanlış tercihlerinin yol açacağı zararlar ve ileride getireceği sıkıntılar, zaman içerisinde hatayı yapanları değil, toplumun tüm katmanlarını etkileyecektir.

TOPLUMUN BU HALE GELME NEDENLERİNİ MADDELER HALİNDE SIRALAYACAK OLURSAK ;

– Televizyonlarda ki gayri ahlâki filmler, diziler, magazin ve ürün satış programları ile birlikte evlilik programları gibi daha sayabileceğimiz birçok program, toplum ahlâkını negatif anlamda ciddi bir şekilde etkilemiştir. Bu programları yayınlayan yayın kuruluşlarına denetim ve yasal yaptırımlar yetersiz olduğundan dolayı, bu yayınlar ile toplum ahlâkı çok kötü etkilenmekte ve ahlaki çöküntüye neden olmaktadır.

– Allah’ın en güzel şekilde yarattığı insan bedenine, inancımız, örfümüz, adetlerimiz ve anenelerimiz göz ardı edilip, insan biyolojisine aykırı yapılan ” TIBBİ ESTETİK ” müdahaleler neticesinde, kişilerde oluşan ağır travmalar ile birlikte, bu olaylara siyaseten ve politik olarak çözüm üretilmediği gibi seyirci kalınması.

– Eğitim seviyesinin düşük olması ve sürekli müdahalelere maruz kalması nedeniyle fertlerde her geçen gün algılama, düşünme, yorumlama ve sorgulama yetimizden hızla uzaklaşılması, bununla birlikte okumak ve araştırmak özelliğimizden ziyade, toplumun gruplar, sınıflar ve bir takım kitlelerin ritüellerine teslim olmaları, günümüz toplumunu kendi benliğinden uzaklaştırmıştır.

– Uyuşturucu çeşitliliğinin gün geçtikçe artması ve hızla yaygınlaşması, bunun yanında ulaşılabilirliğinin kolay olması, toplumun beyin fonksiyonlarını olumsuz olarak etkilediği gibi, hafızasını ve sağlıklı düşünme yeteneğini de ciddi anlamda etkilemektedir. Yasal düzenlemelerin ve hukuki yaptırımların yetersiz kalması, toplumu kolay para kazanmak amacıyla bu yöne yöneltmektedir.

– Teknolojinin gün geçtikçe daha fazla geliştiği ve bu gelişme ile birlikte ahlâk dışı yayın yapan materyallere, sitelere ve sayfalara kolay bir şekilde ulaşabilirlik ve denetimsizlik, sosyal medyanın insanlar üzerinde ne denli etki yaptığı ve ahlâki çöküntüye neden olduğunun en bariz örneğidir.

– Bahis ve kumar yine toplumun bir diğer kanayan yarası olup, yine sıklıkla yapılmayan denetimsizlik ve vurdumduymazlık neticesinde toplumun her katmanını oluşturan birçok kişi bu illet sayesinde, intiharlar, boşanmalar ve ailevi psikolojik travmalar geçirmektedir.

– Fuhuş yaşı giderek düşmekte ve günümüz toplumunda bu yaş seviyesi 12-13 yaş grubu olan çocuk saydığımız yaşlara inmiş bulunmaktadır. Bu yaşta ki çocukların bu ahlâk dışı olaylara karışması, özenti, kolay para kazanma, ekonomik geçimsizlik ve İslami hassasiyetlerden uzaklaşmak ve bunu idrak edememekten kaynaklı olup, maalesef günümüz siyasi aktörleri de bu minvalde önleyici olarak herhangi bir olumlu adım atmamaktadırlar.

– Küresel, bölgesel veya yöresel anlamda yaşanan huzursuzluklar, bu huzursuzluklara bağlı olarak yaşanan çatışmalar ve köylerin boşaltılması neticesinde hızlı bir şekilde şehirlere olan göç dalgası nedeniyle oluşan sosyolojik, psikolojik ve toplumsal sorunlar ile birlikte kültür farklılıkları, toplumda ciddi bir  dezenformasyona neden olmakla birlikte, toplumu ahlâkî anlamda ciddi bir şekilde etkilemiştir.

İslam dinimiz toplumsal zararlara neden olacak olan olumsuzlukları önlemek için ” EMR-İ Bİ’L MA’RUF VE NEHY-İ ANİL MÜNKER ” ilkesi getirilmiştir. İyiliği emredip, kötülükten sakındırmayı ifaden eden bu ilke, günümüzde maalesef uygulanmamaktadır.

Böyle gelmiş, böyle gider ve dün dündür, bugün bugündür felsefesini yaşayan bu toplumun damarlarına kadar nüfuz ettiği günümüzde, kirlenmeyi engellemek ve bu ahlaksızlıklardan arınmak, o kadar da kolay görünmemektedir.

Neden diyecek olursanız, toplum ahlaki yönden bu kadar dejenere olmuş ve bu kadar yozlaşmış iken, günümüz siyaset arenasında siyaset yapan tüm partilerde ki birçok siyasi zevatlar, kendi heva ve heveslerinden vazgeçmeyerek, uyuşuk, sorgulamayan, araştırmayan ve kendilerine dokunmayan bir toplum hayali kurdukları için, bu gibi konular onlar için önem ve ehemmiyet arz etmemektedir.

Oysa ki ;

– Ahlâk insanın özüdür.

– Ahlâk iyi yönetimin temelidir.

– Ahlâk cennetin yoludur.

– Ahlâk üstünlüğün en büyüğüdür.

– Ahlâk insanlığın en hayırlısıdır.

– Ahlâk imanın kemalidir.

– Ahlâk fazilet ve akıldır.

Bir toplumda iş bilenin, kılıç kuşananın mantığı eğemense, bir çırpıda köşeyi dönenleri kınamak yerine, kişilerin bilinçaltında hayranlık ve kişiye imrenme varsa, namuslular küçümseniyor ve hakir görünüyorsa, aldırmazlık, duyarsız popülizmle iş birliği yapılıyor, sahtekârlık, kurnazlık daha çok itibar görüyorsa, bütün bunlar bir toplumun helak olmasına yeter ve artar bile.

Sonuç itibariyle ; Fuhuşun, kumarın, bahisin, uyuşturucunun ve her türlü ahlaksızlığın tavan yaptığı günümüz toplumunda siyaset konuşmak ve sahada siyaset yapmak, milletin aklı ile alay etmektir. İslami hassasiyetlerimizden her geçen gün uzaklaştığımız ve ileriki dönemlerde daha kötü günler geçireceğimiz bu günlerde Allah’ı unutmak, bizleri felakete sürüklemekle birlikte, milli ve manevi değerlerimizi de kaybettirmektedir.

SİYASETİ BİR KENARA BIRAKIN, GELİN HEP BİRLİKTE AHLÂKLI BİR TOPLUM İÇİN EL ELE VERELİM…

TOPLUM AHLÂK İLE YÜCELİR, ADALET İLE YAŞAR…

Selam ve dua…

Muhammed BEYBUR

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP