DOLAR 18,6563 0.09%
EURO 19,7062 0.55%
ALTIN 1.072,640,17
BIST %
BITCOIN 3220142,75%
Diyarbakır
12°

AÇIK

06:35

İMSAK'A KALAN SÜRE

Aziz Kadri ÖZYILDIZ

Aziz Kadri ÖZYILDIZ

22 Temmuz 2021 Perşembe

KENT SAVAŞLARI.

KENT SAVAŞLARI.
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Yıl 2040 Dünyada pek çok su kaynakları artık tükenmiş vaziyette.. bir damla su altın değerinde. tüm canlılar su derdinde dünya bir parça buluta hasret ..

Çare arayışı içerisindeki insanoğlu bu günkü paratoner dediğimiz yıldırım savarlar benzeri dev asa bulut çekerler imal etmiş o günün şartlarında 70-80 katlı binaların üstlerinde bulut çeken cihazlar.. tüm dünya ve kentler kaos içerisinde kentler biribiri ile kavgalı bir kent diğer kenti bulutunu çalmak ile suçlamakta zira bir parça bulut yağmur demek hayat demek yaşamak demek bırakın ülkeler arası savaşı kentler arası kavgalar revaçta ..

Günü yaşayan yarını  düşünmeyen insanoğlu sahip olduğu  tüm su kaynaklarını tüketmiş diğer canlılarında yaşam hakkına tecavüzde bulunmuş ve kendi geleceğini de perişan etmiştir..

Dostlarım 2000 yılında Diyarbekir ticaret ve sanayi odası yönetim kurulu başkan vekili sıfatı ile uluslar arası HANNOVER teknoloji fuarına  davetli idim .. tüm ayrıntıları  anlattığım binalar anlattığım bulut çekenler tamamı maket  halinde hazırlanmış 2030 yılı sonrası dünyadaki yaşanacak su sıkıntısı  tercüman vasıtası ile ziyaretçilere anlatılıyordu belki benim gibi o tarihte o fuara gidenler anımsayacaktır..Aradan 21 yıl geçti Tv’lerde kuruyan su kaynaklarını kuruyan gölleri

gördükçe o fuarda gözlerimle şahit olduğum geleceğimiz aklıma gelip tüylerim diken diken oluyor..tüm dünya bilim adamları 10 yıllardır bu konuya dikkat çekmekteler..aradan 21 yıl geçti Dünya nasıl bir tedbir aldı ve ülkemde nasıl bir önlem alınıyor inşallah o gelecek kötü günlerin sadece tasvirde kalması gerçekleşmemesi dileği ile selam ve sevgilerimle..

Aziz kadri ÖZYILDIZ

Devamını Oku

SEKERAT’TAKİ KENT KÜLTÜRÜ..

SEKERAT’TAKİ KENT KÜLTÜRÜ..
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Değerli büyüğümüz rahmetli ABDUSSETTAR HAYATI AVŞAR henüz Diyarbekir’de üniversitenin kurulmadığı bir dönemde Ankara Üniversitesinin bir toplantısı için Ankara’ ya davet edilir. Davete icabet eden rahmetliyi Üniversite Rektörü ayakta karşılar ve toplantıda bulunan herkese “Beyefendi de Diyarbekir Üniversitesinden” diye lanse eder. Birkaç kişi Rektörün kulağına eğilip “Hocam Diyarbekir’de üniversite kuruldu da bizim mi haberimiz olmadı?” diye fısıldarlar. Bu fısıldaşmalar karşısında topluluğa açıklama gereğini his eden Rektör, salonda bulunanlara tarihi bir saptamaya parmak basarcasına şöyle der; “Değerli arkadaşlar evet henüz Diyarbekir’de üniversite kurulmuş değil ama engin kültüre sahip Diyarbekir Küçelerinde yetişen her bir Diyarbekir’li bir üniversite kadar derin bilgiye ve deneyime sahiptir, o kadim kentin kadim küçeleri adeta bir üniversite gibidir”, der.

On yıllar önce bu tarihi saptamayı yapan değerli Rektörü ve bu övgüyü Diyarbekir’e somutlaştıran değerli ABDUSSETTAR HAYATI AVŞAR’ı o Küçe’lerin bir çocuğu olarak rahmetle anar, Diyarbekir adına minnettarlığımı ifade ederim.

Kültür, bir toplumda yaşayanların yüz yıllar, bin yıllar boyunca oluşturdukları ortak amaçların, beklentilerin, değerlerin, inançların, duygu ve düşünceler ile ortak davranış kalıplarının depolandığı, saklandığı toplumsal bir bellektir.

Bu sözlüksel tanımı hepimizin anlayacağı şekilde açacak olursak:

Kültür; Toplum bireylerinin birbirine adil yaklaşımı ve adil davranışıdır. Bir görgüdür, bir eşitlikçi davranıştır. Elemlerin, sevinçIerin, tepkilerin dışa vurumun da ortak paydadır. Tahammüldür, hoş görüdür.

Kültür; Ortak örf, adettir, ortak gelenek görenektir. Müspet veya menfi uygulamaya ortak tavırdır.

Kültür; Ortak sanatın, ortak maddiyat ve ortak maneviyatın, milli şuurun, aşkların, sevdaların, birlik ve beraberliğin çatısıdır. Eğitimdir, bilgidir.

Kültürün ömrünün uzun tutulması, yeni kuşaklara aktarılmasındaki bekçi, bireyin kendi vicdanıdır. Yani vicdan kültürün bekçisidir diye düşünüyorum.

Maalesef bugün, gerek kadim kentimizde ve gerekse ülke genelinde kimi kesimlerin bilinçli, kimi kesimlerinde duyarsızlığı sayesinde büyük bir kültür erozyonu yaşanmakta, kentlerin kültürü adeta ölüm öncesi sekerat dönemini yaşamaktadır.

Küreselleşen dünya düzeni,

Psikolojik kara propagandalar,

İletişim araçlarının şer kullanımı,

Zorunlu göçler,

İşsizlik sorunu.

Bozulan aile yapısı,

Büyük şehirlerin, büyük köy haline dönüşmesi… S

aygısızlık, sevgisizlik, tahammülsüzlüğün artması.

Hırsızlık, gasp, uyuşturucu müptelalığı, Ar, edep ve hayâ duygularının zayıfiaması,

Özgürlük uğruna başkalarının özgürlüğünün hentIanınam.

Mutsuz, yalnız yaşayan anti sosyal bir gençlik,

Suçlulara karşı zayıflayan etkin bir mücadele.

Çoğalan suçlara yetersiz kalan cezalar,

Kural kaide tanımayan,

gölgesi ile kavgalı bir Vicdan ve merhamet duygularında zafiyet.

Örneklerini çoğaltacağımız tüm bu olumsuzluklar sekerat döneminin bariz belirtileridir. bunun farkında olan bazı kentlerin yerel ve genel dinamikleri ile STK’ları bu güzelliklerin ömrünü uzun tutmak için çeşitli panel oturum ve toplantılar düzenlemekte, toplumları bilinçlendirmektedir.

Oysa binlerce yıllık kültür birikimine sahip kentimizde ise özellikle kültür yok edilmek istenmekte, duyarsız kalınmakta sekerat’ta olan kent kültürüne özde değil, sözde yaklaşılmaktadır.

Durum böyle olunca siz belirleyin gayri. Diyarbekir’de kent kültürünün tekrar yaşama kazandırılma yüzdesini. Sağlicakla kalın.

AZİZ KADRİ ÖZYILDIZ

DİYARBEKİR SOSYAL VE KÜLTÜREL

DEGERLERİ KORUMA YAŞATMA

DERNEĞİ BAŞKANİ…

Devamını Oku

..ARAFTAKİ DİYARBEKİRLİLER..

..ARAFTAKİ DİYARBEKİRLİLER..
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bayım; çoğunuzun görmezden geldiği, yine pek çoğunuzun dersine çalışırken üzerinden pas geçtiği, ne hükumetlerin nede iktidarların varlığını önemsemediği DİYARBEKİR’de yaşayan DİYARBEKİR’lilerden bahsetmek istiyorum ..

Hani şatafatlı toplantılarınızda, süslü laflarınız arasında minnet ve saygı ile yad ettiginiz 530 civarındaki sahabelerin, evliya ve enbiyaların gerçek torunları olan kişilerden …

Bunlar vicdan, merhamet ve güven duyguları henüz nasırlaşmamış ve aslada nasırlaşmayacak olan kişiler..

Bunlar yüreği insan sevgisi ile dolu, mutlulukları sevinç ve gözyaşları insan mutluluğuna bağlı kişiler..

Bunlar Din ve Dil sömürüsüne aldanmayıp, Din ve Dillerinden asla taviz vermeyen kişiler..

Bunlar kentleri ile vatanı ile bayrağı ile gurur duyan kişiler..

Bunlar kamuoyunda sesli olarak eleştirilip.. oysa oturup kalkmaları, kelamları şahsına münhasır davranışları ile özünde gizli gizli hayranlık duyulan kişiler..

Bunlar karun kadar lakin maneviyatta zengin olan kişiler..

Bunlar kim biliyormusunuz bunlar!..ARAFTAKİ DİYARBEKİRLİLER..

Kendi memleketlerinde ata, baba topraklarında MUHACIR gibi yaşayan kişiler..

Dinleri ve Dilleri üzerinde asla taraf kabul etmedikleri için devamlı bertaraf edilen kişiler..

Bunlar insan hakkı, Demokrasi ve özgürlük duyguları bireysel olarak kent kültürü ile doğru orantılı gelişmiş, sağ duyu sahibi insanlardır.. lakin nüfus ve maddi olarak aşırı bir güç olmadıkları için siyaset ve bürokrasi de pek kale alınmazlar..

Adları batıda KÜRDO kendi memleketlerinde ise adları TÜRKO dur .. bunlar ırkçı ve ayrılıkçı eğilimlere asla pirim vermezler.. zira kendilerinin ne olduğunu kendileri çok iyi bilirler …

Her biri aş, iş, istihdam konusunda binlerce insanın kalifiye yetiştirilmesine vesile olmasına rağmen tv’lerde boy gösterip şov yapmazlar..

Sahip oldukları bilgiyi ve sevgi duygusunu sürekli paylaşırlar .. sevgi ve bilginin paylaştıkça çoğalacağına inançları sonsuzdur ..

30 yıl önce 350 bin kişilik kente göre dizayn edilmiş alt yapı, üst yapı, yol, su, elektrik, ticaret vs gibi tüm sahip oldukları maddi değerleri göç ile gelen 1.5 milyon nüfus ile paylaştılar, hiç bir zaman gocunmadılar.. Kentli ve köylü tahriklerine kapılmayıp .. onlar bizim 150 yıl 200 yıl önce köydeki akrabalarımız deyip tahrikler kışkırtmalar sonucu köylü ve kentli kavgası çıkartmak isteyenlerin heveslerini kursaklarında bıraktılar..hakli oldukları her konuda haksızlığa baş vurmayıp haklılıklarını hep korudular..

Bayım her ne kadar kelaynak kuşları gibi nesilleri çok, çok azalsa bile bunlar halen varlar.. etrafınızı saran yumurta tavuklarından başınızı çevirmeye fırsat bulabilirseniz .. yavru yapan filler misali sessiz sedasız köşelerinde oturan bu insanları belki görebilirsiniz .. zira onlar sizi açık ve net görüyor, icraatlarınızdaki müspet ve menfilikleri kah alkışlıyor kah yeriyor …

Aziz kadri ÖZYILDIZ

DİYARBEKİR sosyal ve kültürel değerleri koruma ve yaşatma derneği başkanı…

Devamını Oku